Sonsuzluğa, Yaşama ve Doğaya Bağlanma Gücü – VAKKO

Nerede hayvan motifli büyük küpeler görsek aklımıza hemen Begüm Kıroğlu’nun kurduğu Begüm Khan markası geliyor. Özgün yarattığı bu çizgiyi her sezon yeni detaylarla canlandırırken, en yeni koleksiyonu Chain, hem tasarımcının geçmişini hem de hayata olan bağlılığımızı yansıtıyor. Begüm Han’ın derinliklerine indiğimizde bizi neler beklediğini Kıroğlu’nun kendisinden öğreniyoruz. Begüm Kıroğlu Tasarımlarınızı bir bakışta ayırıp “Begüm Khan” demek mümkün. Bu çizgiyi yaratmanın formülü neydi? Çok güzel bir soru ama bu formülün ne olduğunu ya da nasıl açıklayacağımı bilmiyorum çünkü aslında sihirli bir formül. En başından beri kalbimde olanı, beni yansıtanı ve yapmak istediğimi yaptım. Bazen karşımıza çıkan bir tasarıma bakıyor ve “Bu Begüm Khan” diyor. Eğer çağrılmazsa, açıkçası koleksiyondan çıkarıyoruz. Her tasarımcı, kalbinin ve ruhunun peşinden özgürce gidip kendini dilediği gibi ifade edebiliyorsa, kendine özgü çizgisini ortaya koyabileceğini düşünüyorum. Mücevherleriniz göz alıcı bir dünyaya adım atmak gibi. İddialı ama sofistike parçalar yaratırken bu denklemi nasıl kuruyorsunuz? Bence hem hayatta hem de tasarımda nerede abartacağımızı ve nerede duracağımızı hepimiz bilmeliyiz. Bunu dengeleyebilirsek ortaya mükemmel bir yaşam formülü çıkıyor. Aslında, iddialı olmak için hiçbir şey yapmıyorum. Cesur ve özgün tasarımlara sahip oldukları için iddialıdırlar. O kadar kaliteli bir üretim ve tasarım sürecimiz var ki, sofistike olmasının bu değerlerin sonucu olduğunu düşünüyorum. Begüm Khan dünyasında trendlerin önemli bir yeri var mı? Açıkçası markamı trendlere yön veren bir marka olarak görüyorum. Yaklaşık on yıldır böcekler, kaplumbağalar ve toplu küpeler yapıyorum ve aslında bu kadar çok hayvan figürünü tasarımlarına bu şekilde dahil eden ilk markayız. Bir süre sonra çok benzerlikler görmeye başladılar ama bu anlamda bir akım oluşturabildiğimiz için mutluyum. Dediğiniz gibi hayvan motifleri tasarımlarınızın vazgeçilmezi. Bunun özel bir nedeni var mı? Hayvan motifleri benim için çok önemli özellikle böcekler. Çoğu binlerce yıl mutasyona uğrar ve nesillerini kaybetmeden yeryüzünde kalırlar, bu arada minicik, çok zayıf hayvanlardır. Onları hem çok zayıf hem de çok güçlü olduklarını kendime benzetiyorum. Ayrıca çok ilham verici buluyorum. Bu tür hayvanlarla çalışırken, bazen bize güzel görünmeyen şeylerin bile içine girdiğimizde ne kadar güzel şeyler olduğunu keşfetmemi sağlıyor. Tasarım aşamasında ilham aldığınız noktalar neler? Tasarım aşamasında ilham aldığım birçok şey var. Bence en büyük ilham aslında insanın gözleri, kulakları, tanıştığı insanlar… Aslında algılarınız net olduğunda her şey size ilham veriyor. Doğa benim için büyük bir ilham kaynağı, ağaçlar, çiçekler ve tabii ki hayvanlar. Hayvanların doğadaki yaşam biçimi; Çok kırılgan ama çok güçlü olmaları beni çok etkiliyor. Ayrıca doğup büyüdüğüm İstanbul’un, Osmanlı kültürünün, uzun yıllar yaşadığım Şanghay’ın, Asya ve Çin kültürünün de estetiğe yaklaşımımda büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında bazı insanlar beni çok etkiliyor; Yaratıcı, inanılmaz işler başarmış, inanılmaz güçlü kadınlar var. Onlarla tanışmak beni çok motive ediyor. Sizce bir mücevheri zamansız yapan nedir? Herhangi bir tasarımı zamansız yapan üç ana kavram vardır. Bu üç unsur bir araya geldiğinde takı zamansız hale geliyor. Öncelikle bir tasarım stili olarak o dönemin özgün çizgisine sahip olmalıdır. İkincisi, güzel bir malzeme ve güzel bir işçilikle yapılmış olmalıdır. Son olarak, tasarımın arkasında bir konsept fikri olmalıdır. Bu unsurlar bir araya geldiğinde hem takılar hem de her türlü resim, heykel ve giysi zamansız hale gelir. Farklı kültürleri bir araya getirmek söz konusu olduğunda, düşündüğünüz herhangi bir detay var mı? Farklı kültürlerin sanatlarının bin bir yönü vardır. Bunları incelediğinizde tek bir element görmüyorsunuz, binlerce element görüyorsunuz. Güvendiğim detaylar ruhuma hitap eden, bana göz kırpan, belki bu hayattan ya da geçmişteki başka bir hayattan bir şeyler anlatan detaylardır. Etkilendiğim figürler ve anlamlar var ve tasarımlarda tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Chain adlı yeni koleksiyonunuzdan bahsedecek olursak, arkasındaki hikaye nedir? Zincir koleksiyonu benim için önemlidir. Çünkü dünya olarak zor zamanlar geçirdik ve aslında bir süreliğine izole olduk, istemeden dünyadan, arkadaşlarımızdan, ailemizden ve doğadan koptuk. Öte yandan bu kopuş sonucunda daha değerli ve daha önemli şeylere daha çok bağlandık. Benim için Chain koleksiyonu bu bağları simgeliyor. Hatta bu bağlarla en çok sevdiğim insanlara, doğaya daha çok bağlandım. Öte yandan ölüm ve ölümsüzlük kavramları üzerinde çok düşündük. Aslında, tüm ruhlarımızın sonsuz olduğunu düşünüyorum. Belki bu dünyadaki zamanımız sınırlıdır, ama ruhumuz sonsuzdur. Zincirin dairesel formu benim için sonsuzluğu simgeliyor. Böylece kalbime çok yakın bir koleksiyon ortaya çıktı. Tasarımdan üretime kadar olan süreç nasıldı? Bu koleksiyonda 5-6 farklı zincir çalıştık. Bu zincirleri tamamlayacak hayvanları seçmek çok önemliydi. Bu koleksiyonla birlikte fare yeni bir figür olarak aramıza katıldı. Fare, yeni başlangıçların, bereketin ve bolluğun sembolü olarak çokça anlam katan bir hayvan figürü haline geldi. Diğer öne çıkan figürümüz ise kurbağa; Alıştığımız kurbağa prens hikayesinin tam tersi aslında benim hikayem. Prensi öpüyorum ve prens kurbağa oluyor, bu kurbağadan çok memnunum. İlk başta hoşumuza gitmeyen şeyler daha sonra daha iyi sonuçlara yol açabilir. Metamorfozun kelebek sembolü de bu koleksiyonda yer alıyor. Yeniden doğuşu, değişimi temsil eder. Begüm Han için gönlümüze en yakın olan kaplumbağa ve böcek de bu koleksiyonda kendini gösteriyor elbette. Yeni koleksiyonunuzda hangi parçalar kendine yer buldu ve malzeme seçiminiz nasıl oldu? Platin kullanmaya ilk defa bu koleksiyonda başladık. Çünkü Begüm Khan dediğimiz ve ilk bakışta yenilik katan bir koleksiyona imza atmak istedim. Bir tasarımcı için DNA’larına bu kadar yakın kalırken yenilik yapmak büyük bir zorluktur. Bu yüzden malzeme olarak ilk kez platini seçtim ve bence çok farklı ve ilginç bir değişim oldu. Chain koleksiyonunu tasarlarken aklınızda nasıl bir imaj vardı? Açıkçası küçük bir çocukken aklımda 90’lar vardı, annemin taktığı zincirleri hatırladım. Bir bakıma dönemin minimalist ama gösterişli ve cesur bir görüntüsü oluştu. Bu koleksiyonun sizin için en seçkin parçası hangisi? Benim favorim Mouse Link kolyemiz ve onu tamamlayan küçük fare küpelerimiz oldu. ETİKETLER: TAKI , BEGÜM KHAN , BEGÜM KIROĞLU , ZİNCİR

Add a Comment